Güler Zere İki Günlüğüne Eve Çıktı
16 Kasım Pazartesi günü zorlu bir kemoterapi sürecine başlayacak olan Güler Zere, tedavi gördüğü İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesinden iki günlük ev iznine çıktı.
Zulmün elinden, Halk Cephesi'nin öncülüğünde, ortak, örgütlü mücadeyle çekip alınan Güler, denizi görmeye gitti... "Tüm arkadaşlarım bende!... tüm arkadaşlarım için... tüm hasta tutsaklar için burdayım" diyor Güler...
Sanatçılar Güler'i Ziyaret Etti
Sanatçılardan Güler Zere'ye Destek Ziyareti
Tecrite Karşı Sanatçılar, uzun ve zorlu bir mücadele sonucunda özgürlüğüne kavuşan kanser hastası devrimci tutsak Güler Zere'ye bugün bir destek ziyaretinde bulundu.
Tecrite Karşı Sanatçılar'ın çağrısıyla toplanan, aralarında Sırrı Süreyya Önder, İlyas Salman, Yaşar Güner, Yasemin Göksu, Grup Yorum, Akın Ok, Ercan Aydın, Ruhan Mavruk, Mehmet Esatoğlu, Tunay Bozyiğit, Geronimo, Hale Üstün, Mehmet Arslan ve Cafer Arat'ın olduğu sanatçılar, Güler Zere'nin tedavisinin sürdüğü Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi kapısında saat 13.00'te buluştular. Güler Zere'nin bulunduğu Onkoloji Servisi'nin önüne gelen sanatçılar, kapida kendilerini bekleyen basın mensuplarına, hem ziyaretlerinin nedenlerini, hem de Güler'le ilgili duygu ve düşüncelerini anlattılar.
Sırrı Süreyya Önder, konuşmasında, "Adli Tıp Kurumu'nun ilgili daire başkanının demecini dinlemek bile tüyleri ürpertmeye yetiyor. Adli Tıp Kurumu, yıllardır üzerinde şaibe bulutu ile yaşamaya devam ediyor. Burada önemli olan kamunun, duyarlı insanların, sanatçıların yaşama hakkına sahip çıkmak konusunda gösterdikleri duyarlılıktır. Bizler Güler Zere'nin yanında olduğumuzu bildirmek üzere buradayız" diyerek, aydın ve sanatçıların Gülerler'in yaşam hakkını savunacaklarını belirtti.
Tecrite Karşı Sanatçılar adına açıklama yapan Grup Yorum elemanı Cihan Keşkek, "Duyarlı kamuoyu, ortaklaşa aynı duyguları paylaştı. Hayatını kaybetmek durumunda bırakılan bir tutukluyu aramıza aldık. Aslında O'nun özgürlüğünü kutluyoruz. Ama istiyoruz ki diğer hasta tutuklular da serbest bırakılsın" dedi.
Güler Zere’nin öğrettikleri (MİLLİYET - Rıza TÜRMEN)
Güler Zere Cumhurbaşkanı tarafından nihayet affedildi. Güler Zere olayı, birçok sorunun ortaya çıkmasına, sistemin sorgulanmasına yol açtı.
Bir mahkûmun ölümcül bir hastalığa yakalandığı ve iyileşme olasılığının çok düşük olduğu durumlarda, artık söz konusu olan infazın sürdürülmesi değil, hastanın en onurlu biçimde ölmesinin nasıl sağlanacağı. Burada korunması gereken çıkar, kamu çıkarı değil, sadece hastanın insan hakları. O nedenle Adli Tıp Kurumu Başkanı’nın “Toplumun bazı kesimlerinin de düşüncelerini düşünmek zorundayız” sözleri kabul edilemez.
Bu temel gerçeği bizim yasalarımız ne ölçüde karşılıyor? İnfaz Yasası’nın 16. maddesinin 2. fıkrası, hastalanan mahkûmun cezasının infazına resmi sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayırılan bölümlerinde devam olunmasını, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa, mahkûmun cezasının infazının iyileşinceye kadar geri bırakılmasını öngörüyor.
Neden af yetkisine sığınıldı?
Maddenin iyileşinceye kadar infazın ertelenmesinden söz ederek iyileşmeyecek olan hastaları kapsamadığı düşünülebilir. Böyle şekilci bir yorum, iyileşme umudu olan hastaların salıverileceği, iyileşme umudu olmayan hastaların ise ölene dek hapiste tutulacağı gibi hukuk mantığına ve insan haklarına aykırı bir sonuç verir. O nedenle, bu madde iyileşmeyecek olan hastaları da kapsadığı biçiminde yorumlanmalı. O zaman, Güler Zere’nin neden daha çabuk ve daha kolay bir yol olan İnfaz Yasası 16. madde gereğince salıverilmediği, ille de Cumhurbaşkanı’nın af yetkisine sığınıldığını sormak gerekir.
Güler Zere’nin hastalığının terminal evreye girdiği haziran ayında biliniyordu. Çukurova Devlet Hastanesi’nin kurul raporunda Güler Zere’nin hastalığının terminal döneme girdiği, infazın ertelenmesi gerektiği açıkça belirtiliyor. Oysa Adli Tıp Kurumu infazın ertelenmesine gerek olmadığına karar verdi. Bu çelişkiyi nasıl açıklayacağız?
Direniş Kazandı. Güler'imiz İstanbul'da
Güler Zere tahliye olmasının ardından 7 Kasım günü Adana'dan İstanbul'a geldi. Akşam saatlerinde uçaktan inen Zere'yi Halk Cepheliler havaalanı önünde "Sevgili Güler Seni Sevgimizle Yaşatacağız" yazan bir pankartla beklediler.
Bekleme esnasında halaylar çeken Halk Cepheliler; "Yaşasın Direniş Yaşasın Zafer" ve "Güler Zere Onurumuzdur" sloganlarını attılar.
Uçaktan direk havaalanının ambulansına bindirilen Zere'yi havaalanı çıkışında yoldaşlarının çağırdığı ambulans aldı ve Çapa Tıp Fakültesi'ne doğru yola çıkıldı.
Yolda ambulansın arıza yapmasından kaynaklı yeni bir ambulansa alınan Zere'yi hastaneye girişte de Halk Cepheliler karşıladı.
Aylardır verdikleri mücadeleyle tahliye olan Zere ambulanstan zafer işareti yaparak indirildi ve kalacağı odaya götürüldü.
Güler Zere, Ailesinin ve Sevdiklerinin Yanında!
Güler Zere Ailesi ve Sevdiklerinin Yanında! Aylardır süren mücadele ve Güler Zere'nin hastalığının ilerlemesi sonucunda Güler Zere 6 Kasım 2009 Cuma günü Cumhurbaşkanı'nın 104. madde kapsamında yetkisini kullanmasıyla tahliye edildi.
Saat 16.30 civarında son dakika haberi olarak Adli Tıp raporu gereği 104. maddenin uygulandığının haberinin ardından evrakların ulaşması ve tahliye işlemlerinin başlaması Balcalı önünde beklenmeye başlandı.
Her hafta Adana'da İnönü Parkında saat 18.00'de yapılan oturma eylemi bu haberle beraber Balcalı önüne taşındı.
Güler Zere'nin ailesi, yoldaşları ve dostları 121 gündür oturma eyleminin yapıldığı Balcalı Hastanesi önünde toplandı.
İlk açıklamayı Güler Zere'nin Avukatı Taylan Tanay, baba Haydar Zere ile beraber yaptı. Hukuki durum hakkında bilgi veren Tanay "Bu toplumsal, siyasal, sendikal mücadelenin başarısıdır. Bu mücadelede yanımızda olan tüm kurum, kişi, hekim örgütlerine teşekkür ediyoruz. Uzun ve zorlu mücadele sonucunda elde edilen bu sonuçtan sonra önümüzde çözmemiz gereken iki mesele var. Birincisi Güler'in hızlıca tekrar sağlığına kavuşması için tedavi sürecini başlatmak, diğeri Güler'i ölüme mahkum edenlerden her platformda hesap sormak. Türkiye'de Hapishanelerde onlarca hasta tutuklu ve hükümlü ölümü bekliyor, onları alıncaya kadar mücadelemiz sürecek" diyerek sözlerini bitirdi.
Tanay'ın ardından söz alan baba Haydar Zere bu kararın geç geldiğini belirtti ve "karar 2-3 ay önce gelseydi kızımın yaşama şansı fazlaydı, yine de sevinçliyiz. Bundan sonra tedavisini İstanbul'da sürdüreceğiz" dedi.
Yapılan konuşmaların ardından bir yandan hazırlıklar yapılırken diğer yandan beklenmeye başlandı. Kurumlardan DHF "Yaşasın Devrimci Mücadelemiz" sloganlarıyla oturma eyleminin olduğu bölüme geldi.
Gülerimiz'in tahliyesi nedeniyle tatlılar dağıtıldı bekleyenlere, basına ve hasta yakınlarına sevinç hep birlikte paylaşıldı.
Saat 19.30'da demokratik kurumlar aynı yerde ortak bir açıklama yaparak bu kazanımın mücadele sonucunda olduğuna vurgu yaptı. "Güler Zere'ye Özgürlük Hasta Tutsaklar Serbest bırakılsın" pankartının açıldığı ve Güler'in fotoğraflarının taşındığı eylemde kurumlar tek tek söz alarak süreç hakkında bilgi verdi.
Açlık Grevinde Zafer Haberi
Elazığ Halk Cephesi Güler Zere'nin serbest bırakılması için 6 Kasım 2009 Cuma günü Fevzi çakmak mahallesi Perşembe pazarının üstünde çadır kurarak 3 günlük açlık grevine başladı. Açlık grevi öncesi mahallede halka "Güler Zere'ye sahip çıkalım" çağrıları ve açlık grevinin duyrusu yapıldı. Açlık grevine saat 12.00'de çadır önünde basına yapılan açıklamayla başlandı. Yapılan açıklamada;
GÜLER ZERE İÇİN ADALET İSTİYORUZ!
Aylardır ülkemizin her köşesinden bir ses yükseldi. Adana Balcalı hastanesi önünde, Adli Tıp Kurumu önünde, her ilde, AKP önlerinde, alanlarda, sokaklarda Güler Zere için Adalet istenildi. Aylardır bilinçli bir şekilde bekletilen raporlar geçtiğimiz günlerde verildi. Ve Güler Zere'nin ölüm eşiğine gelmesi beklenildi. Neden bu kadar beklenildi? Yapılmak istenen nedir? Soruyoruz.
Bu rapor neden aylardır çıkarılmadı? Neden ölüm eşiğine gelmesi beklenildi. Hayır, günlerdir, aylardır Güler'in geri dönülmez bir noktaya gelmesi beklenildi. Bu süreç bilinçli bir şekilde uzatıldı. Ve son iki gündür bir sürat, bir hızlılık… Rapor daha önce de çıkarılabilinirdi. Kendi yasalarını bile uygulamıyorlar. Bizim isteğimiz ise yasanın Güler Zere için de uygulanması. Rapor çıktı ve Elbistan Cumhuriyet Başsavcısı yasalarını uygulaması gerekirken uygulamıyor. Cumhurbaşkanının af yetkisini kullanmasını bekliyor. Ceza ve Güvenlik Tedbirleri Hakkında Kanununun 16. maddesi gereğince Zere'nin salıverilmesi gerekir.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bugün Elazığ'da. Dün Dersim'deydi. Orada da sloganlarla karşılandı. Basında yazıyor halk karşıladı evet karşıladı ama eylemle karşıladı. Bugün de biz burada Açlık Grevimizle karşılıyoruz. Güler'e adalet talebimizi haykırıyoruz.
Buradan bir kez daha mevcut siyasi iktidara ve onun kurumlarına sesleniyoruz; Keyfi, yanlı ve düşmanca uygulamalarınızdan derhal vazgeçin. Suçlarınıza yenilerini eklemeyin. Güler Zere ve hasta tutsakların cezalarının ertelenmesi yasalara göre yapılmalıdır. Hasta tutsakların özgürlüğü, Cumhurbaşkanının iki dudağının arasına terk edilemez. Bu uygulamanın muhatabı Cumhurbaşkanlığı makamı değildir. Bugün izlenilmeye çalışılan politikayla diğer hasta tutsakların tahliyesinin önü kapatılmaya çalışılmaktadır. Buna kesinlikle izin vermeyeceğiz! Cumhurbaşkanlığının affını değil hakkımız olan adaleti istiyoruz! Adalet talebimizi sonuna kadar dile getirmekten vazgeçmeyeceğiz.
Gülerimiz Serbest!
Cezasının sürekli hastalık nedeniyle Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından kaldırılması üzerine kanser hastası devrimci tutsak Güler Zere serbest bırakıldı. Avukatı Taylan Tanay, annesi, babası, arkadaşları, yakınları ve tüm sevenleri Balcalı önünde bekledi Güler'i.
Güler, önce Adana Tabip Odası üyesi bir grup doktor tarafından muayene edildi. Doktorlar yoğun enfeksiyon riski bulunduğunu belirtiler. Muayenenin ardından tekerlekli sandalyeyle Güler dışarı çıkarıldı.
Kapıdan tüm sevenlerine el sallayan Güler'e kapıda çiçekler verildi. Alkış ve sloganlar eşliğinde kendisini bekleyen ambulansa bindirilerek özel bir hasteneye götürüldü.
Geceyi Adana'da hastanede geçirecek olan Güler Zere yarın İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi'ne götürüleceği bildirildi.
Güler artık serbest... haberi izlemek için TIKLA
Güler Zere'nin affına 'buruk sevinç' (Radikal)
07/11/2009 10:35
Abdullah Gül'ün yetkisi kullanarak 34 yıla mahkum DHKP-C'li kanser hastası Güler Zere'yi affetmesini, yakınları 'buruk sevinç' ile karşıladı. Tahliyenin ardından doktorların tavsiyesine göre hareket edeceklerini söyleyen Zere'nin avukatı Taylan Tanay, “109 günlük bürokrasi onu ölüme götürdü” dedi.
Af haberini ailesinin ve kendisinin televizyonlardan öğrendiklerini söyleyen avukat Taylan Tanay, doğruca müvekkilinin yattığı Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi’ne gitti. Doktorlarla gürüştükten sonra Zere’nin evinde mi kalacağını, başka bir hastaneye mi kaldırılacağına karar verileceğini belirten Avukat Tanay, DHA muhabirine şunları söyledi:
“Karar elbette sevindik ama geç kalınmasa daha mutlu olabilirdik. Ne yazık ki çok geç kalındı. Onun için üzüntülüyüz. Bu 109 günlük bürokrasi onu ölüme götürdü. Bugün öğlen saatinde kendisi ile görüştüm. Bugün af beklediğimizi söyledim. Kendisi bu konuda duyarlılık gösterdiği için teşekkür etti. Karara sevinemediğini söyledi.”
Güler Zere'nin babası Haydar Zere de karara sevindiğini ancak çok geç kalındığını ve kızının sağlık durumunun çok ağır olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün af kararı, Adalet Bakanlığı’na intikal etmesinin ardından Zere’nin dosyasının bulunduğu Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletilecek. Burada işlemlerin ardından Zere'nin bulunduğu Adana Cumhuriyet Savcılığı’na fakslandıktan sonra Güler Zere, Balcalı Hastanesi mahkum koğuşundan tahliye edilecek.
TEDAVİSİ ÇAPA'DA SÜRDÜRÜLECEK
Cumhurbaşkanı'nın affettiği Güler Zere, Adana'da kaldığı hastanenin Adli Servisi'nden çıktıktan sonra özel bir ambulansla Özel Ortadoğu Hastanesi'ne götürüldü. Hastanenin Onkoloji Servisi'ne yatışı yapılan Zere'nin babası Haydar Zere, “Dışarıda özgür olması ve bizimle birlikte olmasından çok mutluyum” dedi. Zere'nin avukatı Taylan Tanay da, müvekkilinin geceyi hastanede geçireceğini, doktorların vereceği rapor doğrultusunda, yarın, herhangi bir müdahaleyi gerektirecek durum olmaması halinde uçakla, aksi durumda ambulansla İstanbul'a götürüp, tedavisini Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde sürdüreceklerini bildirdi.
Zere artık serbest (ANKARA Milliyet)
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün dün affettiği Güler Zere, akşam saatlerinde ailesine kavuştu. Babasının elini sımsıkı tutan Güler Zere, hemen özel bir hastaneye kaldırıldı
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, cezaevinde kansere yakalanan 34 yaşındaki Güler Zere’nin cezasını kaldırdı. Zere, Adana Balcalı Hastanesi’nin mahkum koğuşundan akşam saatlerinde tahliye edildi.
Zere hakkında Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi’nin Cumhurbaşkanlığı’na gönderilen raporu inceleyen Gül, dün saat 17.00 sıralarında anayasal yetkisini kullanarak Zere’nin cezasını affetti. Cumhurbaşkanı’nın af kararını vermek için Ankara’ya dönmeyi beklememesi ve kararın Gül’ün Ankara dışında bulunduğu saatlerde açıklanması, Zere’nin durumunun ağırlığından dolayı incelemenin hızlı biçimde yapılmış olmasına yorumlandı.
Dört kişiye af
Gül, daha önce “Zere’nin ailesinin kişisel başvurusu olmadığı için Cumhurbaşkanlığı affı konusunda bir şey yapılamadığının” açıklanmasına rağmen, ailenin kişisel başvurusu olmaksızın hazırlanan dosyaya imza attı.
Gül, Zere dışında adli suçtan hükümlü Nurettin Ateş, Fehim Akar ve Şirin Aydın’ın hastalıkları nedeniyle affetti.
Zere’nin cezasının infazının ertelenmesi için başvuru yapan avukatları, Cumhurbaşkanlığı affından yararlanması için ikinci bir başvuruya gerek olmadığını savunuyordu.
Cumhurbaşkanlığı ve diğer kurumlar, Zere ailesinin kişisel başvurusu olmadığı için Cumhurbaşkanlığı affının söz konusu olmadığını belirtiyordu.
Gül’ün dün imza attığı af kararının dosyasında, Zere ailesinin kişisel başvurusu bulunmuyor. Bu durum, af için kişisel başvuru gerekmediğini de ortaya koydu. Zere’nin infazının ertelenmesi talepleri, bugüne kadar sürekli geri çevrilmişti. Zere’nin avukatı Taylan Tanay, af haberini ailesinin ve kendisinin televizyondan öğrendiğini söyledi. Tanay, “ Bu 109 günlük bürokrasi onu ölüme götürdü. Bugün (dün) öğlen saatinde kendisi ile görüştüm, af beklediğimizi söyledim. Kendisi, bu konuda duyarlılık gösterdiği için teşekkür etti. Karara sevinemediğini söyledi.” Cezaevinde kansere yakalanan DHKP-C üyesi Güler Zere’nin serbest bırakılmasıyla ilgili aylardır süren bürokratik işlemler son buldu. Karataş Cezaevi Müdürlüğü, gönderilen belgenin üzerine işlemleri yaparak Zere’nin tahliyesiyle ilgili olan resmi yazıyı, Adana’daki Balcalı Hastanesi’ne ulaştırdı. Böylece özgürlüğüne kavuşan Zere, bulunduğu mahkûm servisinden bir tekerlekli sandalyeyle çıkarıldı.
Zafer işaretiyle selamladı
Üzerinde kırmızı bir ceket bulunan Zere, çıkışta zafer işareti yaptı. Babası Haydar Zere’nin elinden sımsıkı tutan Zere’nin Özel Ortadoğu Hastanesi’ne götürüldüğü, oradan da İstanbul’a götürüleceği bildirildi.
Avukat Tanay, Güler Zere’nin ‘Bu karar benim sağlığıma dönmem için değil, dışarıda ölmem için verilmiş bir karar” dediğini ifade etti.
ADLİ TIP 3. İHTİSAS KURULU KARARINI VERDİ
Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu, kanser tedavisi gören tutuklu Güler Zere'ye ilişkin raporunu tamamladı.
Raporda, Güler Zere'nin af kapsamında olduğu yönünde görüş bildirildi. Adli Tıp’ın söz konusu raporu yarın Çankaya Köşkü'ne gönderilecek.
Güler Zere, 14 yıldır kanser tedavisi görüyordu.
Kaynak: NTVMSNBC


